FRIENDS

Friends… Bir Efsane… En çok güldüren… Güldüren ve mutlu eden… Karakterleriyle aranızda özel bir bağ kurabilmeyi başaran… İzlemeye başlayınca bölümler ardı ardına gelen ve sonsuza dek sürse izlenebilecekmiş hissi veren… Bitmesinden korkularak idareli izlenen… Son bölümüyle birlikte insanı hüzne gark eden… Ve sonra tekrar tekrar izlenen ve yine de güldüren bir efsane.

Friends, 1994-2004 yılları arasında 10 sezon olarak yayınlanmış, NewYork’ta yaşayan üçü erkek, üçü kadın, altı kişilik bir arkadaş grubunun yaşamlarını konu alan bir dizi.

Dizinin ifade ettiği anlamın kelimelerdeki karşılığını bulabilmek oldukça zor. Rachel Green (Jennifer Aniston), Monica Geller (Courteney Cox), Phoebe Buffay (Lisa Kudrow), Joey Tribbiani (Matt LeBlanc), Chandler Bing (Matthew Perry) ve Ross Geller (David Schwimmer). Dizinin anlamı bu karakterlerin samimiyetinde saklı belki de. Şimdi bir bölüm daha çekseler, herhangi bir konu dahi olmasa ve sadece Central Perk’de oturup konuşsalar, izlemeye bile kıyamayacağım bir bölüm olur. Sanıyorum ki aslolan karakterlerin varlığı…

Esprileri zekice ve gülmekten kırıp geçiren bir düzeyde, esprilerin karakterlere uyumu ise muhteşem, romantik ve drama yönü merakımızı besliyor, oyunculuklar ise birinci sınıf.

Yine de bazı yan etkiler gösterebilen bir dizi. Önceleri friends izleyen arkadaşlarınızla espri ile atışmaya başlamak; sonraları ise Chandler sendromuna kapılarak etrafınızdakilere zekice ama alaycı ve garip espriler yapmak, muhatabınızın anlamsız bakışlarına rağmen kendinizden emin umarsızca devam etmek olası yan etkilerinden biri.

Birçok ünlüyü konuk eden dizi, Ursula ile Mad About You dizisine sebep ilişkisiyle; Joey ile Joey dizisine sonuç ilişkisiyle bağlı. Uzatmayalım. Janice’in o cırtlak sesiyle ‘Oh! My! God!’ deyişini bile özledik. Tekrar tekrar izlemekten öte çözüm yok…

Kaynak

Yorum Yapın